SÜRKÜ

Benim sürkü ile tanışmam yaklaşık 10 seneyi buluyor. Daha doğrusu eşimle evlenmeden önce sürküyü ne duymuş ne de tadına bakmıştım. ( Bazıları da sürk diyor. ) Eşim Mersinli olduğu için akraba ziyaretleri veya gezmeye gittiğimiz de hemen her evde zevkle tüketildiğini gördüm. Özellikle kahvaltılarda içine yeşillikler doğrayıp bir de zeytinyağı döküldü mü tadına doyum olmuyor.

Mersine gittiğim ilk günden bahsetmek istiyorum biraz. Resmen çocuk gibi olmuştum. Sokak lezzetlerini çok seven ben, tam da yerine düşmüştüm.  Normalde simidi bile yolda yürürken yemeye utanırken, çarşıyı gezerken ne isteyeceğimi şaşırmıştım eşimden. İlk önce halka tatlısını gözüme kestirdim Mersin sokaklarında. (Mersin’de burma tatlısı diyorlar )    Küçük bir kağıt parçasıyla sarılıp bana ikram edilen burma tatlısını hızla mideye indiriverdim.  Eşim uyarmadan edemedi. “ Dur daha künefe yiyeceğiz”

Künefe ise apayrı bir olay orda.  Kime sorsanız “ künefe yemeye nereye gitsek diye  , “ en güzel künefe şurada yenir “  diyorlar. Çoğunlukla da farklı farklı künefecileri tarif ediyorlar. Yani orada yaşayanların damaklarına hitap eden bir sürü künefeci var.    Ama gerçekte hepsinin künefesi o kadar güzel ki,  orda künefe yedikten sonra başka bir şehirde aynı tadı bulamıyorsunuz.  Eşimin de aynen çocukluğundan beri yediği bir künefecisi var. Ama onu yarına bırakacağız. Bugün künefe de yersem akşam hiçbir şey yiyemem.  Hevesimi yarına bırakmak istiyorum.

Şimdi de kerebiç satan bir pastaneye rastlıyoruz.  O içinde, kendine çok yakışan baharatlarıyla mis gibi kokan kurabiyeler yetmezmiş gibi bir de üzerinde çöven sosu denilen nefis, kar gibi sosla servis ediliyor. Hiç uğraşmayın, bu sosu yapmak bizlere göre değil. Çöven otunun saatlerce kaynatılmasından elde edildiği için profesyonellik gerektiriyor. Onu da biz yapmayalım artık. Böyle yöresel yemekleri de yerinde yiyelim.  İçi fıstıklı olanından bir tane tattıktan sonra akşam çayın yanına alalım diyoruz ve 1 kilo kerebiç istiyoruz.  Haklı olarak soruyorlar “ fıstıklı mı, cevizli mi “ diye. Hadi bakalım… En iyisi yarısını cevizli yarısını fıstıklı almak. İkisi de o kadar güzel ki.

Sadece kerebiç, burma tatlısı ve künefeden ibaret değil Mersin mutfağı…

Tantuni, Adana kebabı ( orda sadece kebap diyorlar ), sıkma, bici bici, karsambaç, cezerye, şalgam suyu sadece benim bildiklerim. Daha neler neler var. Ama haksızlık olmuyor mu?  Her memleketin 3–5 meşhur yemeği varken Mersin, Adana ve Hatay ‘ da bu kadar çok ve meşhur olmuş yemek çeşidi olması.

Hava kararmaya başladı. Karnımız da başladı yavaştan yavaştan acıkmaya. Elbette ki kebap yiyeceğiz. Nereye götürülüyorum acaba? Evet, kebapçımıza da geldik. Sevilen bir yer belli, ağzına kadar dolu. Hemen bize bir yer gösterdiler ve yerleştik yerimize, verdik siparişimizi. Ama 5 dakika geçmeden bizim sipariş etmediğimiz bir sürü meze ve yeşillikle donatılıyor masamız baştan başa.

O zamanlar Bodrum ‘ da oturuyoruz. Bodrum’da bir balık lokantasına gitseniz değil ikram, o küçücük mezeleri fiyatına bakmadan sipariş vermeye çekinir bir sürü kişi.

Masamız, kebaplarımız gelmeden bile dolup taşmıştı. Taze naneler ve yeşillikler, soğan salatası, acılı ezme, çiğ köfte ve olmazsa olmaz sıcak lavaş, tereyağı ve tulum peyniri üçlüsü. Ne yani bunların hepsini biz mi yiyeceğiz? Derken kebaplarımız geldi. Kebaptan bir çatal aldıktan sonra fark ettim ki, şimdiye kadar ben kebap yememişim meğer.  O etin lezzeti ve baharatların uyumu o kadar farklı ki.  Lavaşlarımıza sarıp sarıp afiyetle yedik kebaplarımızı.  Nasıl bitireceğiz dediğimiz yeşillikler ve mezeler  bile hemen hemen bitmişti.  Sonunda eve gidip dinlenmek için yola koyuluyoruz. Arabayı park edip eve doğru yürürken bir grup insan topluluğu gördüm.  Sokakta gece gece büyük bir kazanda burma tatlısı yağda kızartılıyor ve anında şerbete atılıp satılıyor.  İnsanlar da evlerine dönerken birer tane ağızlarına atıyorlar.  Bizim artık hiçbir şey yiyecek halimiz kalmamıştı ama yine de bu manzara çok hoşuma gitmişti.  Diğer ziyaretlerdeki anılarımı da başka bir zaman anlatırım artık.

Sürkü ise yapımı çok zor olmayan bir baharatlı peynir çeşidi. Güzel tarafı güneşte kurutulduğu için kışa saklanıyor. Ve kışın her istediğiniz zaman direk peynir olarak tüketeceğiniz gibi salatasını da yapıp tüketebiliyorsunuz.  Artık tarife geçebiliriz. 

SÜRKÜ

Malzemeler:

  • 5 kg. çökelek
  • 150 gr. pul biber
  • 300 gr. biber salçası
  • 50 gr. kimyon
  • 75 gr. kekik
  • Tuz

 

Hazırlanışı: Geniş bir yoğurma tepsisine tüm malzemeyi koyun.

Yoğurarak malzemelerin birbirine iyice geçmesini sağlayın.

Portakal büyüklüğünde parçalara ayırıp şekil verin.

Bir tepsiye dizip açık havada güneşte kurutun.

İçindeki nemi kalmayıp iyice kuruyunca, kavanozlara alıp muhafaza edin.

NOT:

  • Tepsiye çökeleği koyduktan sonra salça ve baharatları damak zevkinize göre ayarlamak için azar azar tadına bakarak ekleyin.
  • Damak zevkinize göre karabiber, nane, fesleğen vb. de ilave edebilirsiniz.
  • Sürküleri saklarken her birini streç folyoya sarıp buzdolabında koyarsanız daha uzun süre dayanırlar.

 

0 Yorumlar

Yorum Yap

EN SON EKLENEN TARİFLER

KIYMALI PATATESLİ RULO BÖREK
SODALI ISPANAKLI BÖREK

SODALI ISPANAKLI BÖREK

Haziran 11, 2018
ISPANAKLI PEYNİRLİ GÜL BÖREĞİ
KURU YUFKALI BÖREK

KURU YUFKALI BÖREK

Eylül 13, 2018

BİZİ TAKİP ET

GOOGLE PLUS

PINTEREST

FLICKR

INSTAGRAM

ETİKETLER

SPONSOR REKLAMLAR

img advertisement

ARŞİVDEKİ TARİFLER

SON SONPOPÜLERETİKETLER

Social